Bağışıklık Sistemini Güçlendirmenin Yolları

Bağışıklık sistemi her geçen gün mutasyona uğrayan zararlılarla baş etmek zorunda. Vücudumuzun sürekli bağışıklık hücreleri oluşturduğu biliniyor. Ancak bağışıklığımızın savunucusu hücreleri sağlıklı ve donanımlı kılabilmek için bizimde çok çeşitli ve dengeli beslenmemiz gereklidir.

Bağışıklığımızın sarayı aslında bağırsaklarımızdır. 100 trilyondan fazla faydalı bakteriye ev sahipliği yapar. Bu sağlığa yararlı bakteri ve mantarlara probiyotikler denir. Probiyotik bakterilerin yaşaması için prebiyotiklere yani besin kaynaklarına ihtiyaçları vardır. Bu nedenle beslenme listenizde başlıca Probiyotik kaynağı olan yoğurt, kefir, peynir gibi fermente süt ürünleri, tarhana, turşu, sirke, hardaliye (alkolsüz üzüm suyu), bira mayası ve boza gibi mayalanmış besinleri tüketmelisiniz. Probiyotiklerin besini olan sebze, meyve, kurubaklagil ve tam tahıllı yiyeceklerden oluşan prebiyotikler de beslenme planınızda yer almalıdır.

Anne sütü almayan bebeklerin güvenilir ev yapımı yoğurt ve ileri yaştaki bireylerinde bu besinleri tüketmesi özellikle önemlidir. Dünya çapında 65 yaş üstü bireylerin başlıca ölüm nedeni arasında grip ve zatürreye bağlı solunum yolu enfeksiyonları yer almaktadır ve bunlar önlenebilir faktörlerdir.

Bağışıklık sistemi askerlerinin dengeli ve kaliteli beslenmeye ihtiyaçları vardır. Beslenme hastalıkların kaynağı olabileceği gibi tedavisi de olabilir. Bağışıklık sistemi çarklarının takılmadan dönmesi için başlıca demir, selenyum, çinko, bakır minerallerine ve C, E, A, B6 ve folik asit vitaminlerine ihtiyaç vardır.  İpin kopmaması için beslenmenizde  “kaliteli çeşitlilik” sihirli kelimedir.

 

Çözünebilir Lifli Besinler Bağışıklığın Yakıtıdır

Kurubaklagiller, pırasa, enginar, soğan, sarımsak, kuşkonmaz, kereviz, yer elması, pazı, muz, elma ve çok sayıdaki sebze ve meyveler prebiyotik etkili besinlerdir.

 

Yüksek Glisemik İndeksli Yiyeceklerden Uzak Durun

Kan şekerini hızlı yükselten yiyecekler bağışıklık sistemi hücrelerini beslemediği gibi vücuttaki enfeksiyon yaratabilecek kötü huylu hücreleri uyarıp besler. Burada en tehlikeli grup çocuklar, stresli hayatı olan çalışanlar ve ailesel yatkınlığı olan bireylerdir. Şekerli yiyecekleri tüketmek sizi anlık mutlu etse de alışkanlık haline yerleşmiş etkisinin mutsuzluğa yol açacağı kesindir.

Karbonhidrat kaynağınız: Kurubaklagiller, sebzeler, salatalar, karabuğday, bulgur, arpa, yarma buğday, patates, yerli mısır ve çavdar, yulaf, karabuğday, kepek, ruşeymli unlardan yapılmış ekmekler olabilir.

 

Doğal Protein

Hücrelerimizin yapı taşı olan proteinin sağlıklı kaynaklardan tüketilmesi önemlidir. Protein ihtiyacı bireyseldir. Yaşa, boya, cinsiyete, kilograma ve özel durumlara göre değişiklik gösterir. Önerim taze kuruyemiş ve kurubaklagiller gibi bitkisel protein kaynaklarının unutulmamasıdır. Et tercihinizde de ağırlığı deniz balığı, kuzu eti ve doğal hindi, tavuktan yana kullanmanızdır.

 

Süt Türevleri Kullanın

Ana öğünlerinizde kolaylıkla yer verebileceğiniz peynir, yoğurt ve kefiri beslenmenizden eksik bırakmayın. Ara öğünlerde de ister kahvenize süt ister meyvenizin arkadaşı isterseniz de yemeklerinizin lezzet arttırıcısı olarak tercih edin. İnek sütü alerjisine karşı keçi sütü ilk tercihiniz olmalı. Lezzetli içimler içinse badem, hindistan cevizi sütü ve genetiğiyle oynanmamış soya sütü tercih edebilirsiniz. Çocuğunuzu tatlıdan uzaklaştıracak meyveli ballı süt ya da yoğurt karışımlarını kendi tariflerinize göre hazırlayabilirsiniz.

 

A Vitamini ve C vitamininden Zengin Meyveler

Hepsinin farklı renklerde saklı olan farklı yararları vardır. C vitamininden zengin ve vücudun antikor oluşumunu sağlayan kivi, çilek, ananas, böğürtlen, portakal, greyfurtu tercih edebilir. A vitamininden zengin ve doku bütünlüğünün korunmasını sağlayan kavun, greyfurt, kayısı, şeftali, trabzon hurması, mandalinayı seçebilirsiniz.

 

Diğerleri:

Antioksidan vitaminlerden olan E vitamini her gün oluşan serbest radikalleri etkisizleştirmek için önemlidir. Zeytinyağı, ay çekirdeği, badem, fındık, fıstık E vitaminin kuvvetli kaynaklarıdır.

Yağlı tohumlar ve kırmızı et bağışıklık sisteminin düzgün çalışması için ihtiyacı olan çinko mineralini sağlar.

Sarımsak antibiyotik etkilidir, soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonların şiddetini azaltır.

Tavuk çorbası anti- inflamatuar etkilidir ve soğuk algınlığına birebirdir.

Yeşil çay Antikor üretimini arttırarak gribal enfeksiyonlara karşı savaşmakta yardımcı olur.

Doğal bal antibakteriyal ve antimikrobiyal özellikleriyle öksürüğü hafifletmeye yardımcıdır. Ancak aşırıya kaçılmamalıdır sonuçta şeker kaynağıdır.

Merhaba, Nasıl Yardımcı Olabiliriz?