Yorgunluğunuzun Nedeni Bunlar Olabilir

Güne isteksiz, yorgun, akşam olmasının hayalini kurarak başlıyor ve gün içinde sinirli veya dikkatinizi toplamakta zorlanıyorsanız. Sağlıklı bireylerin genel bitkinlik halinin altında yatan ana sebebin yeterli ve düzenli fiziksel aktivite eksikliği olduğunu vurguladıktan sonra konumuza girelim.

 

Beslenme düzeni

Az yemek, dengesiz besin seçimleri veya besin alerjileri sizin gün içindeki enerjinizi etkiler. Dengeli öğünler kan şekerinizin kontrol altında kalmasına ve gün içinde enerjinizi daha iyi kullanmanızı sağlar. Kahvaltınızı atlamayın sütlü bir kahve yanına meyve de olsa metabolizmanızın uyanmasını sağlayın ve öğünlerinizde protein ve kompleks karbonhidrat içeren besinlere yer verin. Klasik bir Türk kahvaltısı ya da ekşi mayalı ekmeğe peynirli yeşillikli bir sandviç ve çay ya da badem sütlü mevsim meyveli chia pudingi ve daha nicesi herkesin kalori ihtiyacı farklı olduğu için bir sürü alternatif türetilebilir. Önemli olan bir yandan vücuda enerji harcatırken diğer yandan da size enerji veren sağlıklı seçimleri kullanabilmektir.

 

Halsizliğinizin nedeni kan değerleriniz olabilir!

Fark edilmesi uzun zaman alabilir. Kronik yanlış ve yetersiz beslenmenin etkisi büyüktür. Kansızlık başka bir deyişle anemi sizi enerjisiz ve hayattan daha az keyif alan biri haline getirebilir. Demir eksikliği anemisi kansızlığın en sık görülen formudur ve nedeni ne olursa olsun (GİS kanaması, fazla menstrual kanama, çeşitli ilaçlar, kronik hastalıklar, emilimsel faktörlerde sorun vb.) sebebi araştırılmalıdır. Dokulara oksijen taşıyan hemoglobin molekülünün sayısının azalması sonucu halsizlik, bitkinlik, solgunluk görülür. Beslenme tedavisinde balık, kırmızı et, kurubaklagiller, koyu yeşil yapraklı sebzeler ile magnezyum ve C vitamini içeriği zengin olan besinlerin tüketimi önemlidir.

 

Duygu durumu bozukluğu

Nedeni sayısız faktöre bağlı olabilse de, buradan dikkat çekmek istediğim kısmı yiyeceklerin sizi mutlu edebildiğinden çok mutsuzda edebileceği, tıpkı sağlığınıza olabilecek olumlu etkilerinin doğru miktar, sıklık ve zamanlamada kullanılmadığında zarar verici hale gelebildiği gibi. Dengesiz beslenmenin eşlik ettiği fazla kiloluluk veya obezite kişiyi mutsuzluğa itecektir. Beslenme tedavisinde triptofan, tirozin amino asitleri ve omega 3 olumlu katkı sağlarken; başlıca B12, D, demir ve folik asitten dengeli beslenme önem taşır. B6 ve diğer B grubu vitaminlerinin beslenme planına eklenmesi de önemlidir.

 

Hipotiroidi                        

Vücutta su tutulumu, organların yavaş çalışması, kabızlık, vücut ısısının düşüklüğü, unutkanlık, zihinsel işlevlerde yavaşlama, kansızlık, saç dökülmesi, kolay kilo alma, kalp atış hızında azalma, depresyon gibi yakınmalara yol açan hipotroid bayanlarda daha sık rastlanan otoimmün bir hastalıktır. Soyalı besinler troid ilacının etkisini olumsuz etkilediği için dikkatli tüketilmelidir ve guatrojenik etkili besinlerin metabolizmayı yavaşlatıcı olumsuz bir etkisi yoktur. Ancak hormon yapımında görev alan selenyum, çinko ve iyot tüketimi önem taşır.

 

Fazla kafein tüketimi

Ilımlı düzeyde alınan kafein dikkati, konsantrasyonu ve çalışma süresini uzatabilirken fazla tüketimi ters etki yaparak huzursuzluğu, kan basıncını, kalp ve böbrek yükünü artırır. Uzun dönemde kafeinin etkisi azalabilir veya uyku düzenini olumsuz etkileyerek yorgunluğu beraberinde getirebilir. Kahve, çikolata, kakao, çay ve kola kafein içerir.

 

İdeal uyku süresi

Yorgunluğun herkesçe bilinen ve en kolay fark edilen ilk nedeni yetersiz uykudur. Yetişkin bireylerin gün içinde daha verimli olabilmesi için 7-8 saat uyuması gerekir. Bu tıpkı telefonunuzun bütün gün sizin taleplerinize cevap verebilmesi için her akşam şarja takmanıza benzer. Kaliteli uykuyu yakalayabilmek için telefonunuzdan, televizyonunuzdan ve bilgisayar ve benzeri cihazlardan uzaklaşmayı deneyin. Karanlıkta önemli.

 

Uyku apnesi nedir?

Gece yeterince erken yattığınız halde güne yorgun başlıyorsanız, yakınlarınız uykunuzdaki düzensiz nefes alış verişlerinizden, horlamalarınızdan bahsediyorsa dikkate almalısınız. Uyku apnesini kabaca tanımlarsak, gece uykunuzda siz farketmeseniz de solunumunuzun 10 saniye, hatta daha uzun süre, birçok defa durması olarak tanımlanır. Oksijen tüketiminin azalmasına bağlı olarak başta kalp ve beyin olmak üzere, dokularda stres oluşur. Fazla kilolu bireylerde görülme riski daha yüksektir.

 

Glikoz metabolizması bozuklukları

Vücudun ana yakıtı olan glikoz ve vücuttaki kullanım yolları günlük enerjimizde başlıca rol alan bileşendir. Şeker hastalığı, insülin direnci, hipoglisemi, reaktif hipoglisemi ve hiperglisemi gibi kan şekeri dengesizliklerine yol açan rahatsızlıklarda beslenme tedavisinin önemi görmezden gelinemez. Başlıca doktor ve diyetisyen tarafından yapılan kontrol ve takip, yaşam kalitesinin arttırılması için elzemdir.

 

Dehidratasyon

Yetişkin vücudunun yaklaşık yüzde 50-60’ ı sudan oluşur. Çoğumuz günlük işler içinde su içmeyi vücut bizi uyarana dek erteliyoruz. Aslında zindelik için ilk yapmamız gereken vücuda ihtiyacı olan suyu vermektir. Gün içine bölünen su tüketimi ve fiziksel aktiviteden en az 1 saat önce alınan yaklaşık 2 bardak olan su tüketimi önemli ve gereklidir. Yeterli su içip içmediğinizi idrar renginizin açık sarı olmasına bakarak anlayabilirsiniz.

Ketojenik Diyet ile Nasıl Zayıflanır? Ketojenik Örnek Diyet Menü

Hızlı kilo değişimine ihtiyaç duyulduğunda akla ilk gelen ketojenik beslenme tarzıdır. Ancak bu tarz bir beslenmenin uzun vadeli kullanımı sağlığı bozucu etki gösterir. Uygulama süresi arttıkça vücudun ana yakıtı olan glikozun sağlıklı karbonhidratlardan alımının baskılanması, kabızlık, kolesterol gibi kan yağlarında yüksekliklere, algıda düşüklüklere, yorgunluklara, baş ağrısına ve çeşitli beslenmenin önüne geçildiğinden besin öğesi yetersizliklerine yol açacaktır. Ancak hızlı kilo kaybına çok ihtiyacınızın olduğu dönemlerde bu tarz bir beslenmeye öncelik vermeniz, vücudun şişkinliğini azaltırken, vücut enerji kaynağı olarak kullanılacak bir karbonhidrat bulamayacağı için depo yağları enerji için kullanır.

 

Ketozis Nedir?

Ketojenik diyetin temeli karbonhidratları önemli ölçüde sınırlayıp, enerji kaynağı olarak yağ ve proteinlerin kullanımına dayanır. Ekmek, pilav, makarna, unlu çorbalar gibi karbonhidrat içeren gıdalar beslenme planında yer almaz. Karbonhidrat kaynağı bu tarz besinlerin yerine balık, tavuk, hindi, kırmızı et, taze kuruyemişler, zeytinyağı, tereyağı gibi gıdalarla yağ ve protein kaynağı besinler tüketilir. Böylece vücut, enerji sağlamak için yağ yakmak zorunda kalır. Ketojenik kelimesi ketozis kelimesinden geliyor. Ketozis, düşük karbonhidrat durumunda vücudun enerji elde etmek için yağ yakması demek. Yani bu ne anlama geliyor? Karbonhidrat tüketiminin azaltılması, kandaki glikoz seviyesini ve buna bağlı olarak insülini düşürüyor. Vücut, yeterli ölçüde glikozu karbonhidratlardan alamayınca yağlara yöneliyor ve karaciğere gönderilen depo yağlar yağ asitlerine parçalanıp enerji için kullanılıyor. Vücut yağ yakmaya başladığında ise “keton” denilen cisimler ortaya çıkıyor. Kanda keton cisimciklerinin artışı ise vücudun ketozis sürecinde olduğunu gösteriyor. Peki işte istediğim dediğiniz bu menü neye benzer, İŞTE hazırlandığınız o özel zamanlara daha yüksek bir özgüven ile adım atmak için tüketimde öncelik verecekleriniz.

 

**Gün içinde sade, şeker eklenmemiş kahve, çay çeşitleri 3 fincana kadar serbest**

**En az 2.5, 3 litre su alımı baş ağrılarını önlemesi ve vücudu arındırıcı etkisi nedeniyle tüketilmeli**

**Salatalar az yağlı ve sirkeli olabilir**

Merhaba, Nasıl Yardımcı Olabiliriz?